13 enfekte

Gerçekten de vazgeçilmezimiz mi oldu Google bizi dinliyor mu? gelecekte daha farklı hangi alışkanlıkları edineceğiz. Oksijen kadar gerekli olduğunu düşünenler yalnız mı ?

1 cevap

0 gaz
 
En İyi Cevap

Google Bizi Dinliyor mu? Pek Önemli Değil Gibi

En derin çocukluk anılarımıza yolculuk yaptığımızda şüphesiz ki hayatımızın dönüm noktasının bilgisayar ve Google’la tanışmamız olduğunuzu görebilirsiniz. İnsanlık tarihi Google’a mistik zamanlardaki kahinler ve büyücüler gibi yaklaşmıştır. Çünkü aranılan çoğu şeyin cevabının bulunması, insanlık tarihi açısından en önemli gelişmelerdendir. Bu durumda Google Bizi Dinliyor mu? sorularını akıllara getirmektedir.

Eski kültürlerde bilgi kulaktan kulağa ya da bilginler tarafından kaleme alınarak yayılmaktaydı. Bu durum kimi zamanlarda bilginin doğruluğunun tartışmaları da beraberinde getirmesine neden olmaktaydı. Çünkü olanaklarınız sınırlı ve sadece tek bir kaynağınız olduğu için de teyidini kolayca gerçekleştiremiyordunuz. Fakat Google, insanlığa en büyük hizmet olarak bilginin sınanabilir ve kolayca ulaşılabilir olduğunu kanıtladı. 

2019 ‘da bile bilgi kaynağından tereddüt edebiliyoruz. Bu durumda sadece sayfayı geri alıp, sonraki dizine ilerliyoruz. 10 arama sonucundan 7-8’i bizim için doğruysa, genel doğruluk derecesi olarak kabul edebiliyoruz. Her ne kadar insanlık, bu alışkanlıkla birlikte tembelliğe alışmış olsa da gelişimi bakımından mevcut tüm olanaklara sahip olabiliyor.

Başlarda misyon olarak insanlığı, tamamen doğru ve şeffaf bilgiye götürmeye çalışan Google, günümüzde en uç noktalara kadar hizmetlerini sunabiliyor. Artık hayatımızı Google’a göre yaşıyor ve Google’ın düzenlemelerine uyum sağlayarak yaşamımızı düzenliyoruz. Google’ın hayatımızı organize etmesi, sağladığı kolaylıklar ele alındığında olumlu yönde bile düşünülmektedir. Çünkü zamana paralel olarak, insanlar daha çok olanağa sahip olmakta kararlı adımlar atıyor ve teknoloji de aynı doğrultu da gelişim gösteriyor. 

Geçtiğimiz senelerde Google’ın yaratmış olduğu 1 Nisan Doodle’nun gazabına uğrayan yalnız ben değilim sanırım. Fakat vaat edilen teknoloji o kadar üst noktalardaydı ki inanmamaktan çok inanmaya çalışmıştık. Neydi bu şaka ? Hatırlayan veteranlar aramız da mı ? Evet, şirketin iddiası tam olarak hayattaki her şeyin kokusuna monitöre burnunuzu dayayıp erişebileceğiniz yönündeydi. 

İnsanlık bunu duymasının ardından, hayatın bütün güzelliklerini koklamaya çalışacaktı ve bu son derece çılgın bir fikirdi. Çünkü düşünsenize memlekette annenizin yaptığı hamur işlerinin ya da kilometrelerce ötedeki sevgilinizin kokusunu hissedecektiniz. Artık hasret bir monitöre sarılmakla dinecekti. Fakat gerçekleşmedi. Tabi olağanda gerçekleşmemiş olsa da beynim, tamamen kokunun geldiğine inanmıştı. Hatta, farklı insanların koklayamadığı durumlarda burunlarının kapalı olduğunu dahi düşünebiliyordum. 

Artık pizza siparişi yerine kokusuyla doyabilecektim. Ancak kısa süre sonra Google’ın 1 Nisan şakası olduğunu anladım ve bir kez daha yıkıldım. Bu durum bana şunu da fark ettirdi. Google, beynimi kandırmayı nasıl başarmıştı? Ya da beni benden iyi nasıl tanıyabiliyor? İnsanlar teknolojiden bu kadar kolay etkilenebilmekte miydi yoksa teknoloji insanların zaaflarını yerine getirebildiği bir araç mıydı? Bilgisayarım GTA V kaldırır mı? Babam böyle PES oynamayı nereden öğrendi gibi…….

Bütün araştırmalarım ve analizlerim sonucunda kaçınılmaz hususlara ulaşabildim. Aslında bütün zaaflarımızı Google istemeden almıyor ve tam tersi bizler kendimizi ele veriyordur. Çünkü eskiden telefon numarası ezberleme alışkanlığımızı bile Google’a tercih etmiştik ve bu durum insanlık açısından son derece kullanışlıydı.

Google Arama sayesinde, hafızamızı kullanmaya ihtiyaç bile duymuyoruz. Sesli Asistanın’da devreye girdiği göze alınırsa Aİ lambadan fırlayan bir cin gibi ne istersek karşımıza getirebiliyor.

Google Bizi Dinliyor mu? Yoksa Biz mi Dinletiyoruz?

Gmail , çoktan dilekçenin yerini aldı. Artık bütün resmi yazışmalar hatta bakkala, manava iş başvuruları bile Mail aracılığıyla yapılmakta. (Zaman zaman mahalle bakkalımdan, tek şubesine özel kampanyalardan yararlanabiliyorum. Ayrıca dağıtmış olduğu kartvizitle birlikte sadık müşteri kitlesi oluşturmayı bile başarmış gözüküyor, yakında globale açılması şaşırılmayacak. Gerçi mahalle veletlerine, bitcoinle dondurma da satamaz ya neyse..)


Google Takvim, benim unuttuğum toplantıyı bana hatırlatıyor. Tipik bir ev kadını, bir anne gibi. Çabuk orada ol naraları atıyor. Bir plan yapmadan önce ona danışıyorum, kimi zamanlarda izin vermediği de oluyor. (Japonya’dan dayım gelecekmiş mesela)

Google Haritalar, özellikle de ÖSYM sınavlarında hayat kurtarıcı olan bir aktivite olarak görüyorum. Öncesinden okula bakmak devri bence tamamen kapandı. Yaz sınav adresini tıkla Street View’e al sana okul. Bana kattığı kâr (3 TL+3TL=6 TL dolmuş parası) Ohaaa.. Oturduğum yerden 1 $ kazandım
😉 Bunu çoğaltarak zengin olmam şaşırılmayacak bir durum hele ki doların durumu göze alınırsa. Neyse, biz faydalarından bahsedelim, bir sonraki gün gideceğiniz adresi önceden gezebiliyor, arkadaşlarınıza ben burularda büyüdüm, mekan bizim o..k diyebiliyorsunuz.

Google Drive, sünnet fotoğraflarından, akraba düğünlerine kadar her kareyi ve videoyu, hatta ilk okul slaytlarını bile kabul ederek, ailede düğün kasetlerini, fotoğraflarını saklayan bir teyze gibi davranıyor. Her gittiğimiz yerde ulaşabiliyoruz ve eski anılara da yolculuk kolayca sağlanabiliyor.


Google, insanlara özellikle de arama, üretme ve tanıtım alanında büyük bir üretkenlik sağlıyor. Fakat koca mega hizmet, ne yapsa yaranamıyor. Neymiş efendim baktığım ürünün sonraki sitede aynısını görüyormuşum. Ne göstermesini isterdin ki ?

Dış Minnaklar Bizi İzliyor Olabiler mi?

Valla, internet neslinin tamamen asosyalleştiği göze alınırsa, ben bir şirket olsam yıkık birini izlemeyi tercih etmezdim. Zamanıma yazık yahu, bana ne mayın tarlasında rekor kırdıysa. Neyy şey sitelerimi, gençtir yahuuu …… Virüs girdi yeğenim okeyden, bir kurcala bakayım 😉 Valla bende anlamadım, bir anda çıktı.. Ve yüzyılın yalanı reklamdır reklamm akakakkaakmiuakluiakyui.

Google konusundaki bütün kararlarımı size küçük bir örnekle sunayım. Sizler benim bir yazar olduğumu biliyor ve buna göre okumak isterseniz okuyorsunuz. Ben size bakın beni okudunuz dediğimde okuduysanız, neyden gocunuyorsunuz. Aslında ben sizi izlemiyorum ki sizler kendiniz itiraf ediyorsunuz. 

Aynı sistem de Google’da var, karşına çıktıysa sen onu aramışsındır paşam. Gerçi aramamış da olabilirsin çünkü bir zaman arkadaş ortamında yapılan protein tozu muhabbetinde, akşam sürekli vücutçu ürünlerine denk gelmem de tamamen tesadüftür herhalde, kalbi temiz aklına gelmiştir yahu.

...